Tofaş Sanat Galerisi, “Eski Hamam, Eski Tas” Sergisiyle Kapılarını Açtı! Türkiye’nin otomotiv sanayiindeki geçmişinin en köklü tanıklarından biri olan ve Koç Grubu ile Fiat S.p.A’nın eşit hissedarlığında kurulan Tofaş’ın sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda halka açtığı Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi, artık yeni bir kültürel açılıma daha evsahipliği yapıyor. Müze sınırları içinde yer alan ve Tofaş önderliğinde Vehbi Koç Vakfı desteğiyle restore edilen Umurbey Hamamı’nda kurulan Tofaş Sanat Galerisi, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ile Tofaş CEO’su Ali Pandır’ın katılımıyla açıldı. Galeriye ev sahipliği yapan Osmanlı döneminden kalma hamamın konseptine uygun olarak düzenlenen ilk sergi ise “Eski Hamam, Eski Tas” adını taşıyor. Mido A.Ş. ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın danışmanlığı ile gün ışığına çıkan Tofaş Sanat Galerisi’ndeki ilk kapsamlı sergi, 7 Mart 2010 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak.
Koç Holding ve Fiat ortaklığında faaliyet gösteren, oluşturduğu geniş çaplı ürün ve hizmet zinciri anlayışıyla global anlamda otomotiv sektörünün önemli oyuncuları arasında yer alan, ülkemizin öncü otomotiv kuruluşu Tofaş, Bursa’da açtığı müzenin ardından şimdi de sanat galerisiyle dikkatleri üstüne topluyor. 2009 yılında 41. yaşını kutlayan Tofaş’ın Anadolu Arabaları Müzesi sınırları içinde kalan ve Tofaş’ın önderliğinde Vehbi Koç Vakfı desteğiyle koruma kurallarına titizlikle uyarak ve bilimsel kriterler göz önüne alınarak restore ettirilen Umurbey Hamamı, “Tofaş Sanat Galerisi” olarak Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç ve Tofaş CEO’su Ali Pandır’ın katılımıyla açıldı.
Tofaş’ın Türkiye’nin otomotiv sanayisindeki geçmişinin en köklü tanıklarından biri olduğunu vurgulayan ve ülkemizin otomobilli yaşam kültürünün gelişmesinde de görev almayı kendine 41 yıllık köklü tarihi boyunca görev edindiğine değinen Tofaş CEO’su Ali Pandır, “Sosyal sorumluluk bilincimiz doğrultusunda 2002 yılının Haziran ayında halka açılan Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi M.Ö. 2000 yıllarından alarak tekerleğin arabaya, arabanın otomobile dönüştüğü uzun tarihçesini çağdaş müzecilik anlayışı ile günümüze kadar getirmektedir. Aynı zamanda Tofaş ile birlikte Türk otomotiv sanayinin tarihine de bir anlamda ışık tutan ve günümüze kadar 250 binden fazla kişinin ziyaret ettiği bu müzenin geniş sınırları, Bursa’nın sanayisi ve tarihi için önem arz eden binaları da koruma altına almaktadır” dedi.
Yine Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi sınırları içinde kalan ve 2008 yılında Tofaş’ın desteğiyle Y.Mimar Naim Arnas‘a koruma kurallarına titizlikle uyarak ve bilimsel kriterler göz önüne alınarak restore ettirdiğimiz Umurbey Hamamı’nı da “Tofaş Sanat Galerisi” olarak Bursa’ya kazandırıyor olmaktan büyük onur duymaktayız. 15. yüzyıl yapısı olan Umurbey Hamamı; Tofaş gibi ülke sanayimizin önde gelen dev kurumlarından biriyle korumacılığı misyon edinmiş bir mimarın el ele vererek ortaya koyduğu uzun soluklu olması hedeflenen kültürel ve mimari niteliklere sahip projeye, yani sadece Bursa’nın değil Türkiye’nin kültürel hayatına katkıda bulunucak bir sanat galerisine dönüşmüştür” açıklamasını yaptı.
“Eski Hamam, Eski Tas” Sergisi İlk Ziyaretçileri Karşılayacak! Tofaş Kurumsal İletişim Direktörü Banu Kalay Erton ise “Bu topraklardan kazandığımızı bu topraklara vermek, Türkiye ile birlikte büyümek” felsefesi ile şekillendirdiğimiz sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz” diyerek “Umurbey Hamamı kapsamı altında kurulan Tofaş Sanat Galerisi’nin ilk sergisi mevcut yapının orijinaline uygun olarak Antik Roma çağından günümüze hamam kültürünü konu alıyor ve Bursa kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getiriyor” diye ekledi.
“Eski Hamam, Eski Tas” adını taşıyan ilk sergi, hamam kültürü ile ilişkili eserlere bakıldığında projenin bütününde büyük bir tarihi mirası, derleme toplama ve koruma kaygısını net biçimde ortaya koymaktadır. Sergide ve katalogda görülen eserlere bakıldığında Y. Mimar Naim Arnas bu kimliğinin dışına çıkarak bilinçli bir koleksiyoner olarak konuyla doğrudan ya da dolaylı alakası olan her tür objeyi koruma ve koleksiyonerlik güdüsüyle bilinçli bir şekilde bir araya getirdiği görülmektedir. Sergide yer alan koleksiyon, geçmişe yönelik sosyolojik ve ekonomik analizler yapmayı mümkün kılmaktadır. Örneğin İstanbul’da yapılmış barok, ampir ve rokoko üslubunda zengin bitkisel ve geometrik bezemeli hamam tası ile Tokat, Kastamonu yöresinde yapılmış idare eder şekilde bezemesiz, düz bir şekilde yapılarak kullanılmış hamam tası arasında çok büyük farklar vardır. Eserlerden geldiği yerin yöresel kültürü, sanatı sosyolojik , etnik yapısı ve ekonomisi ise ayrıca gözlemlenebilmektedir. Koleksiyon baştan beri içgüdüsel ya da tutku ile oluşturulduğu için konu hakkında bilgi verecek en küçük detaylar atlanmamıştır. Örneğin hamama girildiği zaman kadın ve erkeklerin öncelikle yapması gereken kişisel bakımları için kullandıkları küçük araçlar, traş takımları, makyaj malzemeleri, gümüş kaplamalı topuk taşları, çeşitli malzemelerden yapılmış süslü taraklar gibi objeler sabırla toplanarak korunmuştur. İlginç bir koleksiyon da Türkiye’nin temizlik tarihini gösteren sabunlar, organik malzeme olduğundan dolayı koruması çok zor olan, hava ve nemden etkilenerek eriyebilen Osmanlı Dönemi’nden kalma yapıldığı atölyenin Osmanlıca mührünü taşıyan sabun kalıplarının günümüze kadar korunarak saklanması sergiye olan ilgiyi artırmaktadır.
Editöre Not: TOFAŞ ANADOLU ARABALARI MÜZESİ Tofaş Bursa’da otomotiv sanayinin gelişimine öncülük etmiş, Bursa halkı tarafından sahiplenilmiş, onların desteği ile bugünlere gelmiş bir şirkettir. Tofaş’ın sosyal sorumluluk çalışmalarının da bu ilkeden hareketle kurulduğu yerde gelişimi desteklemek misyonuna sahip olması, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi’nin kuruluş fikrine önderlik etmiştir. Bursa’da, Büyükşehir Belediyesi’nin Yıldırım ilçesi sınırlarında tarihi Umurbey Hamamı’nın bulunduğu arsa yakınlarında tahsis ettiği 17.000 m2’lik bir alan üzerine, 2002 yılında kurulan Türkiye’nin ilk ve tek araba müzemizi kurulduğu günden bu yana 250 binin üzerinde kişi ziyaret etti. Müze kapsamında Asya’da binlerce yıl önce dönmeye başlayan basit bir ahşap tekerleğin Anadolu topraklarındaki öyküsü ve günümüz Türk Otomotiv Sanayi’ ne gelinceye kadar geçirdiği renkli değişim gözler önüne seriliyor.